Mutfak ve vicdan
Buzdolabına Bakan Kız
Ve kimsenin görmediği bir kapıyı araladı. Kopenhag'da yeni bir mutfak.
2013'te, hayallerimizi buzdolabının önünde, kapı ardına kadar açık, nasıl çürüttüğümüzü anlatan bir şey yazdım.
O zamanlar 18 yaşındaydım. Acemi. Büyük hayalleri olan ve onları gerçeğe dönüştürmek için tutkusu da olan bir çocuk.
O yazı şöyle başlıyordu;
Bazen içinizdeki ses fısıldar: ''Git buzdolabına bak. Sıkıntını giderecek her şey, mutluluğun ta kendisi orada.'' Sonra, sanki uzaktan kumandalı bir robot gibi, buzdolabına yürür ve kapıyı açarsınız. Uzun süre bakarsınız… Sonra hiçbir şey almadan kapatır ve düşünürsünüz.
Neden gelmiştim ki buraya? Galiba o açık kapının önünde çok fazla durdum; çünkü bir noktada neden orada olduğumu unuttum. Neden yazmaya başladığımı unuttum. En acı olanı da hayallerimi unuttum. Çürüdüler.
Yıllarca pek çok kapının önünde bekledim. Mutluluk getireceğine inandığım kapıların.
Sonunda gördüm ki o kapıları yalnızca sıkıntıdan açmışım; istemediğim bir şeyi umarak, hayal kırıklığının fazla kalorilerinden kaçarak.
Ama bir turna kanadına katlanmış hayallerim vardı ve onları uçurmalıydım. Böylece umudun yetersiz kaldığı her kapıyı kapattım.
Bazı kapılar kendi kendine kapandı.
Yine de kendime verdiğim sözler vardı.
Geçici neşeler uğruna hayatımı harcamamak. Açtığım her kapının ardında, elinde ayrıcalık tutanların insanları ziyafet çektiğini gördüm.
''İster misin? Çok güzel.''
Çoğunlukla en az hak edenler onlardı.
Kapıyı sessizce kapattım. Ve uzaklaştım. Son kapı da arkamda kapandığında,
yeniden yazmaya başladım;
neden burada olduğumu, ne düşündüğümü kendime sordum. Çorba karıştırmak için kullandığım o bilenmiş kaşıkla hayallerime yön verdim.
Fikirlerim açlıktan doğdu. Pişirme ve yazma açlığından.
Bu yüzden burdayım.
Bu açlığı doyurmak için.
Kendim için.
Hayallerim için. Ve kendime yeni bir kapı açtım;
diğerlerini geride bıraktım,
tatlı-acı bir gülümsemeyle ve anılarla dolu bir yürekle. Kendi mutfağımın güzel yemeklerinden güç aldım
ve yeniden başladım. Hayallerime geri baktım.''Ne anlatmaya çalışıyorum?''
Eğer bir hayalin varsa, peşine düş.
Hayaller barındırmayan buzdolaplarının önünde oyalanma.
Düşün.
Ne yapmak istediğini zihninde canlandır. Sonra git o buzdolabının önünde dur. Aslında istemediğin bir şeye uzanmak üzeresin.
Yerken iyi hissedebilirsin, ama saatler sonra pişman olursun. Onun yerine bir kağıt turna kat.
Onu salıvereceğin günü bekle.
Ne kadar gerekirse bekle.
Sonunda gerçekten sevdiğin yemeği yersin.
Bir ömre değer olanı.

Restoran ve otellerdeki işleri çoğunlukla reddettim.
Mecbur kalmadıkça uzak durdum.
Yıllarca ailelerle, kendi başıma çalıştım.
Ama Kopenhag'a taşınınca birkaç restoranda çalışmak zorunda kaldım.
Şefler ve servisçiler durmaksızın hareket halindeydi.
Yüzlerce insan yedi ve gitti.
Salonda gülümsemeler; ama arkalarında dönünce, kırgın yüzler mutfağın içinde kayboluyordu.
Bir domuz kafasına insan ruhundan daha çok değer verenler.
Karşılıksız mesai.
Sürdürülemez emeğin üzerine kurulu "sürdürülebilir dünya".
Bağımlılık.
İstismar.
Hepimizin duyduğu, okuduğu, gördüğü hikâyeler.
Ama içinden bakınca kokuları bambaşka.
Kaçamadığında ise çok daha karanlık bir hal alıyorlar.
Yiyecek endüstrisi…
O çürümüş kokuyu aldığımda kaçtım.
Kırık etiğe sabrım kalmamıştı;
boş hiyerarşilere,
pişirmenin neden var olduğunu çoktan unutmuş mutfaklara.
Şimdi 2025.
30 yaşındayım.
Hâlâ acemiyim.
Hâlâ büyük hayaller kuran ve onları gerçeğe dönüştürme inadı taşıyan o çocuk.
Ve yıllar önce o kıza,
tek bir şey söylemek istiyorum:
<em>"Aferin. Başardın.<br>Yalnızca seni mutlu eden kapıların önünde durdun."</em>
Geçen ay Kopenhag'da kendi mutfak stüdyomu açtım.
Adı KAVATA! 1
Amacı?
Yürekten pişirmek.
Kimseye zarar vermemek.
Sömürmek değil, beslemek.
Patatesi üçgene sokmak ya da balığı armut gibi göstermek için harcanan takıntıya yer yok.
Sadece dürüst yemek, sade bir şekilde;
gerçek ve temiz bir mutfakla insanları yenilemek.
Köklerimden beslenerek
kararımı verdim.
Türk mutfağının adını Kopenhag'da geri kazanmak şart.
Eğer iyi, adil ve temiz bir yemek istiyorsan,
Benimle iletişime geç.
Samimiyetle,
Nesrin Eren
Şirket web sitesi burada



