Teselli ve şifa
Novo Turks
Küçük ama kararlı restoratörler, Türk anneler.
Burnumuz akarak uyandığımız bir gün...
Yine anaokulundan kapılan tuhaf bir hastalık, sırayla öksüren bir aile.
Yorgan altından, hasta olduğumuzda ne yediğimizi konuşmaya başladık.
Burunları akan Danimarkalılar, elbette fermente yoğurt, domates ve undan yapılan tarhana çorbasının kokusunu hiç almamıştır.
Patatesiyle ünlü Danimarka'da, belki biri mide bulantısında "Bir patates haşlayayım" diyordur, bilinmez — ama kocam değil.
"Hasta olunca ne yiyorsunuz?" diye sordum.
Kimi zaman mürver özü içiyorlar, tavuk suyu çorbası yapıyorlar.
Ihlamur hiç doldurmamış onların mutfaklarını.
Nane-limon belki tatmışlardır — hastalıksız bir günde, bir İsveç köftesinin yanında. Soğuk olarak. Hasta yatağında pek tutulmayan bir içecek.
Birkaç belirti gösterdiğimizde Türk anneler ansızın dönüşür; unutulmuş bir yüzyılın cadıları gibi kazanlarıyla beliriverirler.
Tuhaf otlar kaynatır, iksirler demlerler.
Yeni avlanmış hayvanların kemiklerini saatlerce pişirir, iliğinden kemik suyu çıkarırlar; ellerinde haşlanmamış tek bir kemik olsa bile bir çare bulurlar.
Döküntülere otlardan yaptıkları merhemi sürerler.
Her hastalığı, defalarca, yemekle iyileştirmeye çalışan bir millet.
Hasta da olsan sofrayı kurarlar (!)
Küçük ama kararlı restoratörler, Türk anneler.
The Novo-Turks.
Kopenhag ıhlamur ağaçlarıyla dolu.
Bir gün toplarsanız diye, size bir tarif bırakıyorum:
Taze Ihlamura Övgü
· Mutfak önlüğünüzün taşıyabileceği kadar taze ıhlamur
· 1 litre su, "içtiğimde bana iyi geliyor" hissi veren cinsten
· 1,3 kg şeker, "suçu kendi üzerinde kalsın"
· 2 limon, "kabuğuna tırnağınızı bastırdığınızda harika kokan" cinsten
Hazırlanışı:
· Bahçenizin köşesindeki, kahkahaların yükseldiği ıhlamur ağacına doğru yürüyün.
· Önlüğünüzün eteğini tutarak merdivene dikkatlice çıkın.
· Çoğunlukla çiçek toplayın; isterseniz birkaç yaprak da ekleyin ve mutfağa dönün.
· Şekeri ve suyu bir tencerede kaynatın.
· Ihlamurun üzerine dökün.
· Limonları dilimleyip üstüne dizin. Ağır bir şeyle bastırın; her ıhlamur çiçeği size kendi hikâyesini anlasın.
· Serin bir yerde iki gün uyutsun.
· Süzün. Burnunuz aktığında ya da mideniz tedirgin olduğunda için.
· Artan ıhlamuru kurutup yeniden çay yapın, dilerseniz toz hâline getirin ya da salatalarınıza son dokunuş olarak serpin — ıhlamur ağacına sevgiyle geri gönderin.
Sevgiyle,
Bir anne,
Nesrin Eren






